ARAMA
Kategori
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-BÜLTEN ABONELİĞİ
En son eklenen turlar, en güncel bilgiler önce siz ögrenin. Tek yapmaniz gereken emaliniz ile ücretsiz abone olmak.
   
   
Lütfen ekle veya çıkar seçeneklerinden birini seçiniz
 

 

Bu bölümde size Dünya üzerinde bulunan dalış bölgeleri hakkında ve o bölgenin özellikleri hakkında bilgiler vermeye çalıştık. Daha detaylı bilgi için Acentamız ile temasa geçebilirsiniz.

 


 

Zanzibar Dalış Rehberi

 

Afrika’nın Kıyısında

Kara kıtanın 25 mil açığında, fildişi kumsalları ve turkuaz rengi sularıyla Hint Okyanusunun ortasında henüz turistler tarafından istila edilmemiş bir cennete yolumuz düşüyor bu gezide; Zanzibar.. 

Emirattes Havayolları ile Dubai üzerinden önce ana kara Tanzanya’ya, oradan da lokal aktarma ile okyanus ortasındaki Zanzibar’a uçuyoruz.

 

Tanzanya’ya bağlı Zanzibar (asıl adı ile Unguja) ve Pemba adlı 2 adanın birleşiminden oluşan ada takımı, yıllar boyu hükümdarlığı altında kaldığı farklı kültür ve ırkları içerisinde harmanlamış. Pers mimarisinin Arap estetiği ile karıştığı, müezzin okulları, klise ayinleri ve voodoo büyülerinin içiçe geçtiği, yerli halk Masai’lerin İngilizce konuştuğu bu ada, ününü aldığı baharatları gibi karışık ve egzotik kokulu.

 

 

STONE TOWN

 

Zanzibar’daki ilk durağımız UNESCO tarafından dünya mirası kabul edilen ve korumaya alınan merkez şehir Stone Town. Şehir merkezinde yaptığımız yürüyüş turu ile Zanzibar’ın otantik dokusu ve harika kapılarına hayran olurken halkın fakirliği de içinizi acıtıyor. Stone Town’ın en büyük özelliği ve dünya çapındaki ünü, geçtiğimiz yüzyıla kadar dünya köle ticaretinin merkezi olması. Farsçada “Zenci Sahili” anlamına gelen Zanzibar, Umman’lı araplar tarafından Afrika’dan tutsak edilen halkı ada üzerinden Güney Amerika ve Avrupa ülkelerine satmak üzere üs olarak kullanılmış. Kentin merkezinde 20 metre kare odaya en az 100 kölenin sığdırıldığı ve daha sonra açık artırma ile satıldığı köle pazarı, şimdi bu acı günleri unutmamak adına turistlerin ziyaretine açılmış.

 

Bu kadar geçmişe gitmek istemeyenler ve daha keyifli konularla ilgilenenler ise, Zanzibar’ı Fredy Mercury’nin doğduğu şehir olarak anmayı tercih edebilirler. Aslen Hintli olan “adamımız” Farroukh Bulsara’nın 1946’da doğduğu evi ada üzerinde görebilirsiniz.

 

Sıcak ve nemli havada bembeyaz önlükleri ve mavi başöstüleri içerisinde gülümseyerek poz veren Zanzibar’lı çocukları Stone Town’da bırakarak kuzeye doğru çıktıkça Zanzibar’ın turistik yüzü ile tanışmaya başlıyoruz. Gezimizin ilk yarısını geçireceğimiz ve adanın ünlü ahtapot avcılarını görüntüleyeceğimiz yerleşimin adı Nungwi Village.

 

Zanzibar adasının kuzeyindeki bu ufak köy dünyanın dört yanından gelen turistleri ağırlarken otantik havasından da ödün vermemiş. Balıkçı köyünün fakirliği ile balık restorantları, barları ve uçsuz bucaksız beyaz sahillerindeki bikinili turistleri tam bir tezat oluşturuyor.  Halkın geçimini balıkçılıktan sağladığı bölgedeki lüks tatil köyleri de Tanzanya’nın yerli Masai halkını güvenlik görevlisi olarak kullanmakta.

 

Biz ise bu köye Zanzibar’ın ünlü ahtapot avcılarından biri ile tanışmak için geldik. Avcımızı balık pazarında dolaşırken buluyoruz. Adı Abbas... 2 çocuklu ailesinin tüm geçimini balıkçılık ve ahtapot avcılığı ile sağlıyor. Balık pazarından sonra evinde de ziyaret ettiğimiz Abbas’ı belgesele konu olması için ikna ettikten sonra, ertesi sabah erkenden limanda buluşmak üzere sözleşip ayrılıyoruz. Artık Zanzibar’ın turkuaz sularının ve fildşi sahillerinin tadını çıkartabiliriz. Adaya özgü yekpare ağaç gövdesinden yapılan ve tek bir büyük yelkeni rüzgara açan “Dhow”ların ufukta süzüldüğü muhteşem gün batımı manzarası insanı her akşam esir alıyor.

 

Çekim sabahı Abbas erkenden teknesinin başında bizi bekliyor. Tekne gene Zanzibar’a özgü katamaran türü bir Dhow. Daracık yekpare ahşap gövdesinden çıkan büyük tek bir yelkeni ile Masai’lerin kendisi gibi tekneleri de uzun ve ince. Abbas’la denizin üzerinde ilerlerken bir yandan da avın hikayesini dinliyoruz. Bizim için o kadar sevimsiz ve “vahşi” bu av hikayesi Zanzibar’lı balıkçılar için günün rutini. Avcımız elindeki ağaç gövdesinden yapılma mızrağı ile savaşçı kabile ruhunu balıkçılığa aktarmış gibi görünüyor.

 

Yaklaşık 1.5 saatlik arayışın ardından Abbas avını tespit ediyor ve suya dalıyor. Bundan sonrası gerçek bir mücadele. Bir yanda ailesinin tek geçimini sağlamak için balık pazarına hergün bir ahtapot götürmek zorunda olan Abbas, bir yanda da herşeyden habersiz kovuğunda oturmuş ahtapot. Abbas ahtapotun yerini tespit ettikten sonra önce tek hamle ile mızrağı saplıyor ve ahtapotu kovuktan çekiyor. Bir anda heryeri kum ve mürekkep tortuları kaplıyor. Ahtapot avcısı tek nefeste 5 metre derinlikte vurduğu ahtapotu kendisine dolanmadan yukarı çıkartmaya, ahtapot ise var gücü ile avcının kollarına dolanarak onu kilitleyip güçsüz bırakmaya çalışıyor. Ahtapot dolandıkça ve vantuzları ile yapıştıkça Abbas bir yandan yüzeye çıkıp bir yandan da kendini vantuzlardan kurtarmaya çalışıyor.

 

Yaklaşık 2-3 dakika süren mücadele sonunda beklenen şekilde insanoğlu galip. Ellerindeki ahtapotun cansız kolları suda serbestçe süzülürken Abbas görevi tamamlamanın gururu ile sudan çıkarttığı avını teknenin direğinde sergiliyor. Ahtapotun bundan sonraki durağı balık pazarı tezgahı olacak, Abbas bu avı sayesinde evine tam 3.000 Şilin yani 3 Amerikan doları götürüp ailesinin karnını doyururken aynı ahtapot en az on katı fiyata Zanzibar’ın lüks balık restoranlarında turistlerin mezesi olmaya doğru yol alıyor.

 

Zanzibar’ın suüstü ne kadar renkli, farklı ve egzotikse sualtı da bir o kadar hareketli. Adayı dünyaca ünlü yapan sadece ahtapotları değil, Balina köpekbalıklarından mantalara büyük

 

hayvanların geçiş mekanı olması ve sınırsız renkteki makro sualtı yaşamı. Dalış merkezinde hazırladığımız malzemeler yaşlı bir öküzün çektiği “dalış arabamıza” yüklendik

ten sonra sahilin yolunu tutuyoruz. Geleneksel Dhow’lardan bir boy büyük ahşap bir tekne ile çıktığımız ilk dalışlarda kaplumbağa ve büyük balık sürüleri ile merhabalaşıyoruz. Aşağıdaki hareket inanılmaz. Hint okyanusunun bütün renkleri el değmemiş bu bakir resiflerde dalıcıları kucaklıyor. Fotoğrafçılar için hem geniş açı hem de makro cenneti suların sakinleri bizi şaşkın ve sakin bakışlarla karşılayıp son derece rahat pozlar sergiliyor.

 

Jozani Forest

Bugün gezinin ikinci yarısına başlıyoruz. Zanzibar’dan ayrılmadan önce adanın dünyaca ünlü baharat bahçeleri ve Jozani Ormanını ziyaret edeceğiz. Baharat tarlaları aklınıza gelebilecek her türlü koku ve bitkinin biraraya gelmesinden oluşuyor. Yerdeki her ot ayrı bir koku. Yaseminler, karanfiller, Ylang Ylang otları, biberiyeler, znecefiller, vanilyalar ve adını aklımda tutamadığım daha nicesini rehberimiz teker teker koklatıp muz yaprağından yapılma “alışveriş çantamıza” atıyor. Baharat turumuz ada meyvelerini tattığımız biz açık büfe tadım sofrası ile sona erdikten sonra Jpzanni Forest’a doğru ilerliyoruz.


Hint Okyanusunun ortasında düpedüz bir tabak gibi yerleşen Zanzibar aslında bir mercan adası. Dolayısıla bastığınız yürüdüğünüz her yer de aslında mercan kayaları. Jozani ormanı ise adanın tarıma açılmamış ve korumaya alınmış orjinal faunasından bir parça. 1950’lerde korunmaya alınan orman adanın yüksek nemli ortamına özgü tropikal bitki ve ağaçlardan bir kesit sunuyor.  Ormanın en önemli sakinleri ise adaya özgü Kırmızı Colobus maymunları. Jozani’de mercan kayalıkları üzerinde yetişen tuzlu su ağaçları Mangrovların ormanındaki yürüyüşten sonra artık ana ada Ungaji’ye veda ediyoruz.

 

 

 

PEMBA

Akşamüzeri çift pervenli ufak uçağımız bizi kuzeydeki küçük kardeş Pemba’ya uçuruyor. Uçağın penceresinden aşağıdaki beyaz kumsallar ve mercan resiflerinin turkuaz mavisini seyrederek 40 dakikalık bir uçuşla Pemba’ya varıyoruz.

 

Zanzibar ve Pemba bu kadar yakın iki ada olmasına rağmen birbirinden bir o kadar da farklı. Uçak Pemba’ya indiğinde adanın neden Zanzibar’ın gölgesinde kaldığını ve “sınıf atlayamadığını” anlıyorsunuz. Zanzibar’ın turistik göz alıcı beyaz kumsallarından Pemba’da eser yok. Kıyılarını Mangrov ve keskin mercanların kapladığı adanın en büyük yerleşimi Chake Chake adlı balıkçı köyü. Konaklamamızı bu köyde, muz ağaçları ortasındaki eski misyonerlere ait bir lodge’da yapıyoruz.

 

Pemba son derece ilginç bir ada. Halkın çoğunluğunun müslüman  olduğu ve sabah ezan sesi ile uyandığınız adada akşam yemeğinde tam tam sesleri eşlik ediyor. Halk müslümanlıktan sonra da eski geleneklerini bırakmadığı için vodoo ve büyücülük çok yaygın olarak kullanılıyor. Rehberimiz bize “1-2 saat sürerse düğün ya da cenazedir daha uzunsa büyü çıkartıyorlardır” diye bilgi veriyor. “Bu ne çelişki” diye düşünürken bu sefer de ertesi sabah kliseden gelen Pazar ayini sesleri ile uyanınca Pemba’ya kafa yormaktan vazgeçiyorum.

 

Bölgede gün içerisinde neredeyse 2 metreye varan gel git farkları yaşanıyor. Beyaz kumsalları olan mercan adaları gün içerisinde bir görünüp bir sular altında kayboluyor. Biz de dalışların arasında dinlenmek için ıssız ufak bir mercan adasına çıkıyoruz. Adanın ufak beyaz plajı gelgit suları arasında kaybolmuş durumda. Mangrove’lar ve palmiyelerle kaplı mercan adada gezinirken ufak bir lagun keşfediyoruz. Fotoğraf makinaları yanımızda olsa görüntü muhteşem..

 

Pemba’nın dalışlarından sonra adanın kara yaşamını görmenin vakti geldi. Yağmur ormanları ve adaya özgü, dünyanın başka yerinde bulunmayan Flying Fox adlı yarasaları mutlaka görülmesi gereken atraksiyonlar.  Pelerin giymiş tilkilere benzeyen bu kocaman yarasalar ağaçların üzerinde tepe takla sallanırken kızıl kürkleri güneş altında parlıyor. Çok da samimi olmaya gerek olmayan, neredeyse yarı boyum kadar yarasaları ada halkının zaman zaman yediğini de bu esnada öğreniyoruz.

 

Pemba köylerinden geçerken rengarenk giysileri içerisinde çocuklar bize el sallıyor. Pemba’da yaşamın basitliği gibi, köylerin isimleri de  son derece kolay; Muz Köyü, Fıstık Köyü, Balık Köyü anlamına gelen Swahili adları ile ada boyunca sıralanıyorlar.

 

Ada turumuzun sonunda artık bizi Tanzanya ana karaya götürecek uçağımıza biniyoruz. Kopkoyu bir tropik yağmur altında etrafta hiç birşey görünmezken, 14 kişilik çift motorlu Cessna tipi uçağımızın pilotu “sakin olun biraz sarsılabilirz” uyarısında bulunuyor. Pemba’da bu tür hayati tehlike uyarılarına artık çok alıştığımız için pilot kimsede bir tedirginlik yaratmış değil. Fakat uçak fırtına bulutları arasına girip sarsılmaya başladığı ve hava boşluğunda aşağıya düştüğümüz zaman yüzlerdeki ifadeler değişmeye başlıyor. Kabinle kokpitin içiçe olduğu uçakta pilotun telaşı ve uyarı ışıklarını görünce, “tamam” diyorum “bunu yaşamak da varmış”. Zanzibar havalimanı uçağın Zanzibar’a inmesini istiyor ama bu durumda Emirattes Havayollarının bizi eve götürcek uçuşunu kaçıracağımız için pilot Dar Es Salam’a doğru devam etmeyi tercih ediyor. Gerçi pilot fikrimizi sorsa “boşver kaçıralım” seçeneğini tercih edecek olanlarımız mevcut. Sert rüzgarda sağa sola yalpalayan uçak burnunun dikine Dar Es Salam pistine inerken uçakta gene tüm uyarı ışıkları bangır bangır ötüyor. Sağ sağlim Tanzanya’ya ayak bastıktan sonra da tüm Zanzşbar uçuşlarının iptal edildiğini öğreniyoruz. Bu geziye de böyle maceralı bir son yakışırdı gerçekten :)

 

 


Tarih:
Zanzibar yıllarca köle rotasının ana merkezi olarak kullanılmıştır.
Ada  nüfusunun % 97’si Müslüman,  % 3’ü Hindu ve Hıristiyan karışıktır.
Adaya ilk yerleşenler ana kıta Tanzanya’dan göç eden yerli zenci ırklar iken 10. yüzyılda  Pers tüccarlar adayı keşfedip ticaret merkezi haline getirmiştir. Zanzibar bir sure Portekiz kontrolünde olmasına rağmen 16-19 yüzyıllarda adanın yönetimi Oman’lı Araplarına geçmiştir.

Oman sultanı adayı karanfil üretimin merkezi yapmış ve bu dönemde köle ticareti giderek büyümüştür,  İngilizlerin müdahale etmesi ile denizden köle ticareti 1873 yılında yasaklanmıştır.



İklim: Adada yaz kış ekvator iklimi hakimdir. Şubat -Mayıs dönemleri yağmurlu olmasına rağmen ortalama hava sıcaklığı 25 C altına düşmez.

Genel bilgiler: 3800 km2 yüzölçümüne sahip adada Yaklaşık nüfusun 800.000 olduğu Zanzibar adasının ana gelir kaynağı tarım, balıkçılık ve turizmdir.
Karanfil, baharat ve hindistancevizi ihraç ürünlerinin başında gelir. Adada 220 volt elektrik kullanılmaktadır.


Dil: Adada resmi dil Swahili olmasına rağmen İngilizce konuşma oranı çok yüksektir.

Din: Zanzibar müslüman bir adadır.Zanzibar da özellikle dini yerleri ziyaret ederken giyim uşamımıza dikkat etmeliyiz.

Fotoğrafcılara yönelik: Zanzibar sualtı nın yanısıra özellikle su üstündede çok güzel fotoğrafik fırsatlar sunmaktadır.Stone Town ve çevresi zanzibarın en eski semti dir ve eski kölelik zamanından kalma evleri ile dikkat çekmektedir.


Konaklamalar: En lüks otel kompleksin den tutun bütçeye zararı olmayan Konuk evlerine kadar farklı opsiyonlar mevcuttur.Çoğu otel dalış hizmeti de vermektedir.

Para birimi: Tanzanya şilini (Amerikan doları ve kredi kartları çoğu yerde kabul edilir. Hatta ödeme ve alışveriş için yerel para birimi yerine Amerikan doları kullanmak mümkündür).

Sağlık: Adaya gelirken sarı humma aşısı olup ve sıtmaya karsı önlem alınması tavsiye edilir.Gelirken yanınızda muhakkak sinek kovucu ilaç ve kolları bacakları örtece hafif bir kıyafet alınmalıdır.
Sarı humma aşısını Karaköy de il sağlık müdürlüğünden yaptırabilirsiniz.
Sıtma hapları yine karaköyde ki eczanelerde mevcuttur.


Vize: Türk vatandaşları için Zanzibar’a vize alınması ve pasaportların en az 1 sene  geçerli olması gerekmektedir.
Vize tanzanaya konsolosluğundan alınmaktadır.
2 adet fotoğraf başvuru formu ve gelir belgeleyen bir yazıya ihtiyacınız vardır.

Raja Ampat

Raja Ampat / Papua Dalış Rehberi:


Ulaşım:

Raja Ampat’a ulaşmanın iki yolu mevcut .Bunlardan bir tanesi Jakarta üzerinden ,diğeri ise Manado üzerindendir.Genellikle biz Jakarta üzerinden olanı tercih ediyoruz çünkü hava yolları daha rahat ve güvenilir bağlantı vermektedir .

 

Her ne kadar daha rahat desek de Endonezya da havayolları dendiği vakit aklınıza ,düzgün çalışan ,vaktinde kalkan ,bagajlarınızı sizle beraber hedefinize teslim eden havayolları gelmesin.

Endonezya ulaşım konusunda emekleme safhasında , bu sebepten dolayı tamamıyla ön yargılarımızdan arınmış , beklentilerimizi çok yüksek tutmadan bu yolculuğa çıkmamız gerekmektedir.

Normal bir rota ISTANBUL-JAKARTA-MAKASSAR-SORONG şeklindedir !! Ancak artık Istsnbul-Jakarta ve ardından direk Jakarta-Sorong uçuşları ile daha kolay bir ulaşım yapmak mümkündür.
Biraz uzun değil mi ? Evet ama gideceğiniz yerde bir o kadar bakir ve el değmemişdir.

 

Her nekada sıkça bagaj kayıpları ve uçak gecikmelerine denk gelmesek de ,olmuyor anlamına gelmez.Bir seferinde uçağınızda gecikme var dendikten sonra ,beklerken gidip tekrar sorma  ihtiyacını hissetik ve gecikme “ yarın kalkacak olarak açıklandı” .

 

Konaklama :

Yörede kalmaya değecek 2 adet resort bulunmaktadır: Papua Explorers Dive ResortKri Eco Resort.

Papua Explorers Dive Resort; Ayışığı Dalış Merkezi kurucularından ve ortaklarından Tunç Yavuzdoğan'ın da kurucusu olduğu bölgedeki ilk ve tek Türk dalış otelidir. Bölgede bulunan en konforlu ve kendinizi evinizde hissedeceğiniz rahatlıkata olan dalış otelidir. 

Kri Eco resort minimal konaklama koşulları sağlayan ortak ama tertemiz bakılan tuvalet ve odalardan oluşan bir Resort’tur.Odaları deniz üstünde palmiye ve bambu ağacından karışık olarak yapılmıştır.Odalarda Klima yoktur ,Fan mevcuttur .

Yemekler ana restoran bölgesinde yenmektedir ve oldukça güzel deniz ve et ürünleri çıkarmaktadır.

 

Dalış:

Günde 3-4 adet tekne dalışı ve sınırsız kıyı dalışı şeklinde dalış yapılmakt

adır.Tekneler sabah 08:00 de saat 10:00 da ve öğleden sonra saat 14:30 da otellerden ayrılıp müşterilerine dalış yaptırıp geri getirir. Dünyaca tüm meşhur dalış noktaları dalış planı dahilindedir.

Dalışta tek extra olan dalış noktası uzaklığından dolayı Passage denilen bölgedir.Bu gezi için 60 eur almaktadırlar .Manta Point’e 1 gidiş ücretsizdir , ama tekrar gidilmek istenirse 30 eur extra alınmaktadır.

Sular akıntılıdır , bu sebeten ötürü herkese Akıntı kancası dağıtılmaktadır .Sizlerinde yanınızda bir adet işaaret sosisi ve bir düdük getirmenizde fayda vardır.

Cumartesi non diving günüdür..dikkat !!

 

Fotoğrafçılara Tavsiyeler:

Mercan ve balıkların çok yoğun bulunduğu bu bölge, Komodo da olduğu gibi her türlü fotoğrafcılığa elverişili. Sualtında ki yoğun Mercan bahçeleri geniş açı fotoğrafcılığı mümkün kılar. Passage bölgesinde yarı sualtı yarı suüstü çekimler dünyaca ünlü bir aktivitedir.Yalnız inanılmaz bir macro faunada mevcuttur ama maalesef etrafdaki balık yoğunluğundan dolayı göz ardı edilmektedir.

 

Ekstra Aktiviteler:

Adanın yağmur ormanları gezilebilinir,Cennet kuşu avcılarının köyüne gidilinebilir ve Cennet kuşları izlenebilir. Ancak ada hareketli bir gece hayatı arayanlara hitab etmez.

İlac ve doktor ihtiyacı:

Lütfen Raja Ampat'a gelmeden önce daimi olarak kullandiginiz ilaclar varsa yaninizda getiriniz. Doktor bulmak zor ve uzaktır. Yaninizda her ihtimale karsi mide ve ishal ilaci bulundurmanizda fayda vardir.

Lütfen yanınızda hem üstünüze sürebileceğiniz hemde elektriğe takabileceğiniz cinsten sivsinek kovucular getiriniz.


Vize ve Diğer Formaliteler:

Endonezyaya  girmek için önceden konsolosluktan vize alınması gereklidir.Pasaportunuz ülkeye giriş tarihinden itibaren en az 6 ay geçerli olması gerekmektedir.Bunun yanında Raja Ampat ( Papua) ya girmek için Surat Jalandenilen dolaşım izni alınması gereklidir , bu sebepten ötürü yanınızda lütfen passaportunuzun fotoğraflı sayfasının 3 adet kopyasını ,endonezya vizesi sayfasının 3 adet kopyasını ve 3 adet vesikalık fotoğraf getiriniz.

 

Hava:

Papua adasında  tropik Muson İklimi hakim , dolayısıyla yağışlı mevsiminden uzak durmakta yarar var. Mayıs ve Kasım arası yağışsız, Ocak ile Nisan arası ise yağışlı zamandır. Muson mevsimi esnasında çok sidettli akıntılar oluşuyor. Dikkat!!!
Su sıcaklıkları yıl boyunca 28-29 derece , hava sıcaklıkları ise 34-36 derece civarında seyreder.

 

Halk:

Papua halkı normal endonezya halkından çok farklıdır.Daha kısa boylu ve daha koyu renkli cilte sahiptirler ,genellikle Avustralya yerlilerini anımsattırlar.Çok kibar ve gülmeyi çok seven bir halktır.Halk başlıca geçimini denizden sağlar. Yerel dil olarak Endonezya dili konuşuluyor. Ama ingilizceyle herkese derdinizi az da olsa anlatmak mümkündür.( Gerçekten az)

Yemek:

Doğal olarak uzak doğu mutfağı hakim, başlıca tüketilen ürün ise pirinç ve deniz ürünleri.

Resortlarda endonezya mutfağı çıkmaktadır ,bol balık ve Tavuk yemeği beraberinde. Lütfen eğer onlarsız yapamam diyorsanız yanınızda Zeytin, Beyaz Peynir ve Sucuk getirin.

 

Elektrik:

220 Volt- Avrupa tipi 2 li priz.

Telefon:

Papua yı aramak için 0062 çeviriyorsunuz,Türkiyeyi aramak için ise 0090.

Brother Adaları - Kızıldeniz

 

1000 lerce metre derinlerden yükselip gelen iki ada dan oluşan bir yer düsünün ,Kızıldeniz'in tam ortasında. Şiddetli akıntıların gün boyunca bu adaları yalayıp durduğunu hayal edin ,besin kaynağı olarak planktonlar heryerde Işte size Büyük balık mıknatısı bir ada grubu. Brother Adalarındaki dalışlarınızda eliniz boş dönmek diye birşey söz konusu değil. Mercan, köpekbalıkları, muhteşem büyüklükteki gorgonlar ve iki eşsiz batık buraların atraksiyonu. Ama siz tabii bunca yolu bunları görmek için gelmediniz. Sizler mantalarla dans etmek istiyorsunuz, balina kopekbalıklarının sırt yüzgeclerine tutunup süzülmek istiyorsunuz ve açıktan sizi biraz çekingen biraz da meraklı olarak izleyen çekiç kafalarla ayni suları paylaşmak istiyorsunuz. Işte o zaman aradığınız yer burası. Ikı tarafı doğruca binlerce metre derinliğe inen bu adaların etrafındaki dalışlarınızda Kızıldeniz'i en bakir , en huysuz ,en tahrik edici tarafından izleyeceksiniz.

Brother Adaları bir cift kucuk adadan ibarettir. Aslinda bu adalar denizin inanilmaz derinliklerinden yukselen iki buyuk mercan resifinin gorunen uclaridir. Bolgedeki belirgin tek mercan resifi bunlardir, bu yuzden her tur acik deniz ve resif baligini miknatis gibi cekerler. Siddetli acik deniz akintilarina maruz kaldiklarindan, inanilmaz cesitlilikte ve yogunlukta bir mercan populasyonuna ev sahipligi yapar.

Buyuk Brother, kucuk kardesinin yaklasik 1km kuzeyinde yer alir. Bu 400m uzunlugundaki dikdortgen kara parcasi, bolgedeki Ingiliz hakimiyeti zamanindan kalan Viktoria tarzi tas deniz feneri sayesinde kolayca taninir. Ada kiyilarinin etrafindaki dar resif yuzeyi, sportif dalis limitlerinin cok altina inen, dimdik bir duvarin baslangicidir. Muhtesem bir mercan ortusu yuzeyden denizin derinliklerine dogru tum yogunluguyla devam eder.
Gorgonlar, deniz kamcilari ve hepsinden onemlisi bilinen tum yumusak mercan cesitleri buradaki siddetli akintilarda buyuyup gelismektedir. Pek cok sert mercan turune de sikca rastlanmaktadir. Bu bolgedeki baliklar sig sulardaki minik antiaslardan, kiyidan uzaklasip derinlere gittikce karsiniza cikan en etkileyici kopekbaligi turlerine kadar uzanan genis yelpazeyle tek kelimeyle nefes kesicidir. Buyuk Brother ayni zamanda kuzeybatisindaki derin sularda Aida batigina ev sahipligi yapar. Batigin basi 30m'de, kic tarafi ise en az 70m'lerdedir. Bu derinlik, en yakindaki basinc odasinin kilometrelerce uzakta oldugu dusunuldugunde sportifdalış yapan kisilerin kesinlikle dalmamasi gereken bir derinliktir. Aida'nin 1957'de askeri personel tasirken battigi soylenmektedir. Dimdik egimde, mercanlarla kaplanmis bir sekilde dikey olarak yatmaktadir. Batigin icine girmek mumkundur ancak bulundugu derinlik yuzunden bu tavsiye edilmez.


Aida'nin 100m kuzeyinde, cok daha eski bir batik daha sig sularda yatmaktadir. Geminin burnu 9m'de resife carpip battigi yerdedir. Gemi sig sulardan, govdesinin parcalandigi 40m'ye kadar uzanmaktadir. Kic tarafinin daha ileride ve derinlerde bulundugu soylenmektedir. Batik neredeyse tamamen dikey olarak, yumusak mercenlarla kapli bir sekilde durmaktadir.
Bu bolge, Kizildeniz'deki en muhtesem dalis notkalarindan biridir. Bircok mavi tur teknesi burada bir iki hafta gecirir. Resifin oldukca izole olmasi yuzunden bu bolgede dalis yapma ayricaligina senede sadece belirli sayida dalici sahip olabilmektedir. Brother Adalarına dalış sadece,Hurghada yada Safaga'dan hareket eden Mavi Tur tekneleri ile mümkündür.

Thailand

Tayland'ın yüzölçümü 513.000 km2 dir. Başkent Bangok ülkenin merkezinde bulunmaktadır. Yönetim şekli monarşidir ve şu anki kralları  Bhumpol Adulyadej'dir. 
Dalış: Similian adalarının etrafı granit kayalarla bezenmiştir. Mercan oluşumları çok güzeldir ve sık sık büyük baliklarla karşılaşma şansı vardır. Diğer bir güzel nokta da Burmabanks'dir. Her ne kadar arasira dalışa yasaklansa da gümüş yüzgecli resif kopekbalıklarına ve diğer büyük balıklara burda rastlamak olağandır. Ancak mercan dokusunu en bakir tarafından gormek isteyenler kendilerin mavi tur teknelerinden birine atmalı ve özellikle Richeleu, Koh Tachai ve Hin Muang resiflerini ziyaret etmelidirler. Andaman denizindeki görüş mesafeleri cok büyük değişkenlik gösterebilir. 3m ile 50m arasinda görüş mesafeleri beklenebilir.

Fotoğrafcılara Tavsiyeler:
Özellikle macro objelere yoğunluk vermenizi tavsiye ediyoruz, ama unutmayin ki balina köpekbaliği karşılaşmalarının en sık olduğu ülkelerden biridir Thailand..

Uçuş:
Pek çok sayıda havayolu Tayland'a uçuslar düzenlemektedir. Önceden turist vizesi almaya gerek olmamakla beraber ülkeye giriş yapabilmeniz için pasaportunuzun geçerlilik süresinin en az altı ay olması gerekmektedir.

Hava:
Mart'tan Haziran ortalarına kadar sıcak hava hakimdir. Ardında Ekim'e kadar süren Muson dönemi başlar. Bu dönemde ağır yağışlara hazırlıklı olmalısınız. En "soğuk" dönem  Kasım'dan Mart'a kadar olan dönemdir. Su sıcaklıkları hicbir zaman 22oC'nin altına düşmez.

Halk: 60 milyonluk nüfusun %95'i Budist'tir. Müslümanlar genelde Malezya'ya yakın bölgelerde yaşamaktadırlar.

Konaklama: Mavitur teknelerinde aradığınız her türlü konfor mevcuttur. Turistik merkezlerde ise her bütçeye göre otel bulmak mümkündür. Havalimanında bazı otellerin  kendi rezervasyon standları bulunmaktadır.

Yemek: Çok acı ve tatlı-ekşi tatlar ana motifi oluşturur ve curry 'e de sık sık rastlarsınız. Yiyeceğinizin ne olduğundan emin olmadıkça yememenizi tavsiye ederiz :)
Elektrik:  220 volt'tur ama priz girişleri bölgeden bölgeye değişmektedir. Gitmeden önce bu konuda bilgi alınmasında yarar vardır.

Telefon:
Tayland'ın Ülke Kodu 0066 dır, Türkiyeyi ararken ise 0090 kullanmalısınız.

Trafik: Araba kullanmak için ehliyetinizin olmasi yeterlidir.
Tıbbi Yardım: Ülkenin içlerine gidilecekse sıtma aşısı önerilmektedir. Hepatit konusunda ise tüm tedbirlerin alınmasını tavsiye ederiz. Doğu yemeklerine karşı hassas olan kişilerin yanlarında ishal ve mide ilaçlarını  bulundurmalarında fayda vardır

Güney Afrika

Komodo

Dalış: 60 ‘a yakın dalış noktasını etrafında barındıran komodo adası na gelip giden doğa bilimcileri sualtı ve suüstü için yaşamın başladığı yer ismini takmış ,sadece bu ada çevresindeki dalışlarınızda hint okyanusunun size sunabileceği  tüm yaşam türlerini görebilmeniz mümkün.Su sicaklıkları adanın güneyinde  20 c yi gecmiyor ve bu sıcaklıklar kış aylarında (Ocak-Mart) 29 c kadar yükselebiliyor.

Komodo etrafında büyük balıktan tutun ,en ufak canlıya kadar herşeyi görmeniz mümkün .Köpekbalıkları hertarafta Mantalar sizi dikkatlica uzaktan izliyor .Mercan yapısının eşi benzeri dünyada yok...  5mm ıslak bir elbise yeterli.

Komodo adası resmi olarak dünyanın yeni 7. Harikasına aday...

Fotoğrafçılara Tavsiyeler:Sudaki görüş etraftaki ciddi akıntılardan dolayı bazı dalışlarda çok kısıtlı olabiliyor.Macro için bir cennet burası ama doğal olarak büyük balıklar için de hazırlıklı olmak gerekir.Yani varsa geniş açıyı da ayrı bir makineyle yanınıza almanız da yarar var.

Ekstra Aktiviteler: Ada, üstünde yaşayan ve bütün dünyada eşi benzeri olmayan Komodo canavarına evsahipliği yapıyor.Bu dev kertenkeleyi görmek için günü birlik geziler düzenleniyor,bunun dışında ada bir milli park olduğundan dolayı çok değişik canlılarla karşılaşmanız mümkün.

 Uçuş:

Tüm uçuşlar Bali üzerinden gerçekleşiyor önce Istanbul-Sinagapur- Bali sonra ordan aktarmayla  LabuanBajo’ya ucuyorsunuz ardından sizi limandaki tekneye transfer ediyorlar.Uçuşlarda gecikmelere ve aksaklıklara  hazırlıklı olunmasında yarar var ,unutmayın endonezya bir üçüncü dünya ülkesi ve turizm mantığı henüz çok fazla gelişmiş değil.Komodo Adasında konaklama imkanı maalesef yok o sebepten dolayı hep mavi turlarla dalış ve gezi yapılıyor.

Hava:Tropik iklim söz konusu .Mayıs ve Kasım Arası yağışsız zaman ,Muson Zamanı ise Kasım ile Şubat arası, Muson mevsimi esnasında çok şiddetli akıntılar oluşuyor.Dikkat!!!

Konaklama:Standart tekneler ile gezi yapılıyor ,tüm odalarda WC ,Duş ve Klima mevcut. Ama teknelerden kızıldenizde alıştığımız lüksü ve konforu beklemeyin .

Komodo civarında çalışan tekneler genellikle az sayıda insana hitap etmek üzere yapılmış daha ufak Mavi Tur tekneleri.

Yemek:Teknelerde sunulan yemekler genelikle yerel mutfaktan oluşuyor.Endonezya mutfağı lezzetlidir ama yinede damak zevkimize sadık kalmak için tavsiyemiz , beyaz peynir , zeytin ,ve sucuğu yanınızda getirmenizdir. J

Elektrik:Teknelerde 220 Volt Elektrik mevcut.

Tıbbi Yardım: En yakın basınç odası Bali ‘de olduğu  için dalışlar extra dikkat gerektirir. Sualtının büyüsüne kapılmamakta yarar var. 
Komodo Canavarlarından UZAK DURUYORUZ !!!

Önemli Not : Herkesin DAN dalış sigortası yaptırması ve 1 Adet işaaret sosisi , bir adet düdük ( Suüstü)  ve 1 adet flaşör getirmesi zorunludur.

Bali

Bali Bilgilendirme


Uçuş: Uçuşun ilk etabı olan Istanbul – Jakarta uçuşu yaklaşık 12 Saat sürecek. Sonra  2 saatlik Jakarta – Denpasar (Bali) uçuşu ile  Bali’ye inmiş oluyoruz.

Para birimi : Endonezya Rupiahı ( Havalimanında para Bozdurmayın ) 1 USD= 14.000.- rp
Resmi dil : Bahasa Endonezya'cadır. Ancak İngilizce genellikle bilinir 
Saat farkı : Lütfen saatlerinizi 5 saat ileri alın. 
Sıcaklık : Kasım- Mayıs arasında olan yaz aylarında sıcaklık ortalama 27-35 C .Her mevsim yağmur görülebilir. 
Nüfus : Yaklaşık 2 milyon 900 bin 

ÖNEMLİ TELEFONLAR
Nasıl telefon edilir :
 00+90+alan kodu+telefon numarası. 
Türk konsolosluğu : Jakarta, Jalan Rasuna Said, Kav-1 Kuningan 12950, Tel: 21 525 6250
Telefon Kodu : 62 
Ambulans : 118 
Polis : 110

Bali adası Endonezya'ya bağlı olan 17.500 adadan sadece bir tanesidir. Doğası, mükemmel plajları, gezilip görülecek, yaşanacak ve yeni şeyler keşfedilebilecek bir ada. Adanın Endonezya adaları arasında özel bir yeri mevcut. Diğer adaların müslüman ağırlıklı olması ve Bali’nin daha çok hindu budist olması ayırıyor.Bu Hindu kültürüne ise her adımda rastlamanız mümkün. Her köşede dinsel törenler yapılan mabetler mevcut çok sayıda tapınaklar var. Her yerden yerel çalgıların seslerini duymanız mümkün. 5600 km 2 lik adada volkan lardan Tropik ormanlara ve Lav taşından oluşmuş kumsallardan pirinç tarlalarına kadar farklı manzaralarla karşılaşabilirsiniz

Dalış: 
Dalış Noktaları adanın etrafına yayılmıştır.  En önemli dalış noktaları ise, Mejangan Milli Parkı, Tulamben, Lovina, Amed, ve Nusa Penida Bölgeleridir. Tulamben Bolgesindeki 2. Dünya savaşından kalma USS Liberty batığını görmenizi özellikle tavsiye ederiz.

Önemli Not: Temmuz –Kasım arası Mola Mola mevsimidir ,bu canlıyı doğal ortamında görmeden dönmeyin.Manta Pointta ,Mantalarla yüzüşü kaçırmayın.
Fotoğrafçılara Tavsiyeler:
Mercan ve balıkların çok yoğun bulunduğu bu bölge Komodo da olduğ gibi her türlü fotoğrafcılığa elverişili, Sualtında Macro öncelikli, Su üstü için ise geniş açı objektif sizin bu ülkenin doğal güzelliklerini eve taşımanızı sağlıyacaktır.

Yeme İçme:
Bali Adası'nın olmazsa olmazı pirinçtir. Ada'da her yere görsel bir zenginlik katan pirinç tarlalarının görüntüsü kadar, her yemekte sofralardan eksik olmamasıyla da size ayrı bir şölen sunacaktır. Pirinçten birçok değişik yemek yapılan Bali Adalarında "nasi goreng" yani kızarmış pirinç anlamına gelen bu yemek Bali halkının ulusal yemeğidir. Bali'de pirincin dışında en önemli yiyecek ise taze meyvelerdir. Egzotik meyvelerin çok olması nedeni ile pirinçten sonra ikinci sırayı taze meyveler alır.

Bali Adaları yemek kültürü olarak Endonezya'ya benzetilse de, yemeklerinin içine katıkları değişik sosları ve zencefil köklerini çok fazla kullanmaları sayesinde Endonezya mutfağından ayrılırlar. 

Özellikle "Balinese Spice Mix" adı verilen 13 baharatın karışımı olan, yabani zencefil sadece Bali Adalarında bulunduğu için değişik aromatik tatlarla bezenmiş olan Bali yemeklerini başka bir yerde bulabilme imkanınız yoktur. Genel anlamda mutfak kültürlerine bakıldığında Bali yemekleri alışık olduğunuz yemeklerle aşağı yukarı aynı gibi görünebilir. En belirgin benzerlik, etli yemekleri kebap tarzında yapılıyor olmasıdır. Ancak bu benzerlik sadece şekilsel bir benzerliğin dışında bir şey değildir. Tadına baktığınızda çok değişik bir lezzetle karşı karşıya kaldığınızı anlayacaksınız. 

Soslarla yapılmış olan egzotik Bali yemeklerini beğenmemeniz halinde, Kuta plajı ve Sanur çevresinde bulabileceğiniz tüm dünya mutfağından restoranlarda damak tadınıza uygun, ister Avrupa ister uzakdoğu tercihinize göre lezzetlerde yemekleri bulabilirsiniz. Yalnız mutlaka değişik Bali yemeklerinin tadına bakmadan dönmeyin.

Alışveriş:
Endonezya alışveriş düşkünleri için gerçek bir cennet. Hatta konuya uzak duranlar dahi her biri sanat eseri güzelliğinde ahşap işçiliği örnekleri hediyelik eşyalar, ev aksesuarları, oyma heykeller, yarı değerli taşlar, el yapımı kuklalar, batiklerin üzerindeki komik rakamlı fiyatları görünce kendinden geçebilir.

Bali’de alışveriş için tavsiye edilebilecek olan şey, yöresel çizgiler taşıyan ürünler olacaktır. Bali halkının büyük bir çoğunluğu, oyma işçiliği ile uğraşır. Yöresel otellerin iç dekorasyonundan, sokaklarda satılan hediyelik eşyaya kadar her yerde oymacılık sanatından izler görebilirsiniz. Özellikle Ubud kasabasında çok sayıda sanatsal resimler, hoş aksesuarlar bulabilirsiniz.

Eğer Bali Adalarında alışveriş için aradığınız şey; lüks mağazalar ise bunun için gitmeniz gereken yer, Nusa Dua ve Kuta Bölgesidir. Bu bölgelerde lüks bir alışveriş adına aradığınız bir çok şeyi bulabilirsiniz. Ama tabii ki bu mistik adadan alabileceğiniz ilk şey; bütün evinizin dekorasyonunu tamamlayabilecek yöre halkının yapmış olduğu el emeği göz nuru diye tabir edilen oyma eşyalar olmalıdır.

Tapınaklar: Balinin Tanrıların adası ismini almasının sebebi muhteşem ve sayısız tapınaklarıdır ,bunların en önemlileri: Besakih,Ulun Danu,Tanah Lot ,Elephant Keep dir.
Görmeden dönmeyin.

Eğlence:
Eğlence kavramınız ne olursa olsun her zevke hitap edebilecek bir yerdir Bali Adası... Müziğe dansa, şiire çok meraklı olan yöre halkı, her bölgede ayrı bir özellik gösteren yöresel danslarıyla da gelen ziyaretçilere zevkli dakikalar yaşatabiliyor.

Hinduizm inançlarından kaynaklanan bir nedenle neredeyse her günü, bir din günü olarak ilan edilmiştir. Bali Adalarında yapılan bu dini kutlamalar sayesinde neredeyse hemen hemen her gün bir karnaval havasında geçer. 

Eğer eğlence kavramı, size göre su sporları ise işte tam yerindesiniz. Su altı ve su üstü sporlarını cennetindesiniz. Bali Adalarına birçok turist bu tip sportif faaliyetler için gelir. Sörf, dalış, dağcılık aklınıza gelebilecek, doğa ile iç içe olabileceğiniz her şey burada.

Eğer ki eğlenceden anlayabileceğiniz şey; barlar müzik sesi, alkollü içecekler ise Bali Adaları bu konuda da size sonsuz bir hizmet sunuyor. Dünyaca ünlü büyük otellerin, birer şubelerinin burada açılması ile eğlence hayatı gayet canlanan Ada'da, 24 saat süren dans, müzik, Bali halkının rengarenk kıyafetleri ile eğlenceyi dolu dizgin yaşayacağınız bir şehir.

ADA İÇİ ULAŞIM
Ada içi ulaşım için en sevimli ulaşım seçeneği, kolaylıkla kiralayabileceğiniz bisiklet ya da motosikletler olacaktır. Adada araba kiralayabileceğiniz birçok firma bulunmaktadır ayrıca uygun fiyatlara bütün gün kiralayabileceğiniz taksilerde mevcuttur. Diğer adaların güzelliklerin görmek isterseniz uçak ya da deniz taşımacılığı seçeneğini kullanabilirsiniz.

İlac ve doktor ihtiyacı:
Lütfen adaya gelmeden önce daimi olarak kullandiginiz ilaclar varsa yaninizda getiriniz. Doktor bulmak her otel de mümkün olsa da spesifik ilac bulmak zor olabilir. Yaninizda her ihtimale karsi mide ve ishal ilaci bulundurmanizda fayda vardir.

Sudan

2,5 Million km kare'lik yüzölçümü ile Afrika'nın en büyük ve en sıcak ülkesidir. 9 eyaletten oluşurve 30 milyonluk bir nüfusa sahiptir. 1956'da bağımsızlığını kazanan ülkede 1989'da ihtilalle askeri yönetim başa geçmiştir. O günden beri ülkede siyasi partiler yasaktır. Her köşede askeriyeye rastlamanın mümkün olduğu Sudan'da, zaman zaman kuraklık faciaları meydana gelmektedir.  Nüfusun %60'ı tarımla uğraşmaktadır. Ülke gelirinin %3'ü tarımdan sağlanmaktadır.

 

Dalış: 
Sudan Kızıldeniz'deki efsanevi dalış noktalarına sahiptir. Jacques Cousteau ve Hans Haas bile buralara gönüllerini kaptırmışlardır. Sanganeb,Shaab Rumi, Angarosh, Wingate Reef ve Umbria batığı gibi isimler tüm Kızıldeniz meraklısının yüreğini hoplatır. Balık çeşitliliğinin yanına yoğun bir balık miktarı koyup bunların etrafına her cinsten köpekbalığını eklerseniz ne kadar etkileyici olduğunu hayal edebilirsiniz. Köpekbalıkları dalışa başladığınız andan itibaren  merakla yanınıza gelmektedir. Gri Resif Köpekbalıkları,Çekiçkafalar, Okyanus tipi beyaz yüzgeçli köpekbalıkları ve mako köpekbalğı sürülerini görmeniz çok yüksek bir ihtimal dir .Kendinizi buna hazirlayin!!!

Fotoğrafçılara Tavsiyeler:
Sudana a gidip papağan baliği çekmiyeceğinizi tahmin ederekten(çünkü bunu çok daha uyguna Mısır dada gerceklestirebilirsiniz) sizin esasinda o büyük ve etrafinizda merakli merakli dolanan köpekbaliklari için burda oldugunuzu göz önünde bulundurursak tavsiyemiz geniş açı bir objektif olacaktır. Aşırı genişe kaçmamak lazım çünkü köpekbaliklarinin resminizde sonradan minacık çıkmasını istemesiniz.20-28 mm idealdir.Onun dışında etrafınızda dönen ve en az 1000 bireyden oluşan Barrakuda ve Akya sürüleri için 15mm bir geniş açı getirmeyi unutmayın...

Uçuş:
Kahire'ye Mısır havayolları ile 2 saat lik bir uçuşla ulasıyoruz ve bir gece kahire konaklaması sonrası ertesi gün  Sudan Havayolları ile  Port Sudan a hareket ediyoruz.Port Sudan  Kahire ucusları haftada bir gün sadece cumartesileri yapılır. Cok uzun rötarlar olabilmektedir. Gitmeden önce mutlaka Sudan konsolosluğundan vize almanız gerekmektedir. Bunun için en az altı ay geçerli pasaport ve 2 adet vesikalık resim gerekir. Vize masrafları yaklaşık 65$ tutar ve vize alabilmek için pasaportunuzda İsrail vizesi olmaması gerekir.Bu işleri sizin için haledip sizi bu yükten kurtarcak bir acentanin arada olmasinda yarar var.

Hava:
Sudan dünyanın en sıcak bölgelerinden biridir. Yaz aylarında hava sıcaklığı, ülkenin iç kısımlarında 50C'nin üstüne çıkmaktadır. Buna bir de yüksek rutubet eklendiğinde dayanılması güç olabilmektedir. Bu yüzden yaz aylarında bütün safari tekneleri karaya çekilir. En uygun ziyaret zamanı sonbaharla ilkbahar arasıdır. Tek parça 3mm'lik bir elbise tüm yıl boyunca yeterlidir.

Halkı:
DHalk 50 farklı etnik gruptan oluşmaktadır ve bir o kadar da dil konuşulmaktadır. Kuzey ile güney arasında gerginlikler yaşanmaktadır.  Politik güç Kuzey'deki ve Orta Sudan'daki Sudan'lı Araplar'ın elindedir. Güney'de ise daha çok Hristiyan olan Nubier, Nuba, Fur, Bedja, Dinka, Nuer ve Şilluk'lar bulunmaktadır.

Konaklama:
Sudan da su sıralar Port Sudan dısında turistik amaclı tesis yok denecek kadar azdır.Port Sudan'da yeni açılmış olan Hilton elinden gelen hizmeti vermeye calışmaktadır.Sudan kıyılarında dalışlar safari teknelerinde yapılmaktadır.Hareket alanı bütün safari teknelerinde olduğu gibi kısıtlıdır. Gün genelde güvertede geçer. Konuklar gecelerini genelde sıcak yüzünden kamaralarının dışında geçirirler.Klimalı tekenelerde ise geceleri rahat rahat uyunabilir. Port Sudan'da, hijyen ve konfor aramama şartıyla bir kaç basit konaklama imkanı bulunabilir.

Yemek:
Yerel mutfak ancak çok sağlam midelere tavsiye edilir. Ama teknede mükemmel yemek seçenekleri bulunabilmektedir. Doğal olarak ana menüyü taze tutulmuş balık çeşitlerı oluşturur. Bunun yanında makarna, pirinç, patates ve bol sebze ile menüler zenginleştirilmektedir. 

Elektrik:
Khathoum ve Port Sudan'da 220 Volt'luk elektrik mevcuttur. Safari teknelerınde de 220 Volt'luk jeneratörler bulunmaktadır. Her ihtimale karşı yanınza adaptör almanızda fayda vardır.

Telefon:
Sudan'ın ülke kodu 00249'dur. Türkiye'yı 0090 ile arayabilirsiniz. Ülke içinde telefon etme imkanı kısıtlıdır ancak safari teknelerinde uydu telefonları vardır. Son bilgilere göre port sudan cevresinde GSM operatörleri devreye girmiş bulunmaktadır.

Tıbbi Yardım:
Kharthoum ve Port Sudan'da askeri hastaneler vardır. En yakın basınc odası ise 250km uzaklıktaki Cidde'dedir. Özellikle ülkenin içlerine yolculuk yapacak olanlar Hepatit ve sıtma için gerekli tedbirleri almalıdırlar. Güçlü güneş ışınlarına karşı mutlaka yanınızda güneş kremi bulundurmalısınız.

Mısır

Bir Mısır seyahati alışılmış bir seyahat değildir. Mısır bir sürü probleme sahip ve bunlarin üstesinden zar zor gelmeyi başaran bir ülkedir.
Avrupa ülkelerinde alışmış oldugunuz bir düzen beklememelisiniz. Bu seyahate tamamiyla önyargisiz  ve bu ülkedeki insanlari kendi ortamlarinda görüp yasama dilegi ile cikmalisiniz.

 

Dalış: 
Misir sualti konusunda cok sansli bir ülkedir. Suüstü ne kadar kurak ve cansizsa , sualti o kadar canlidir. Kizildeniz bize komsu tropik bir denizdir. Bize olan 2 saatlik mesafesi ile  ulasilmasi kolay ,dalislari muhtesem bir bölgedir.

Halkı:
Dakiklik ve organizasyona önem veren kisiler icin uygun bir ülke degildir.
Bu yüzden önceden anlasilmayan , cogunlukla iyi niyetli ama resmi sebeplerden de kaynaklanabilecek aksakliklarin cikmasini göze almalisiniz.Dolayisiyla problemsiz bir seyahat garanti etmemiz mümkün degildir.
Otelde omzunuza dokunarak dikkatinizi cekmeye calisan garsonlardan tutun hediyelik esya almaniz icin pesinizden kosturan,size ahret sualleri soran saticilara kadar bambaska bir zaman ve yer kavramina sahip bir ülke olarak görmeniz gerekir Misir'i. Hizmet dakiklik ve genel standartlar konusunda cok bir beklentiniz olmasin. Biraz hosgörü gösterirseniz bu ülke size bir daha unutamayacaginiz seyahat maceralari sunacaktir.

Variş ve Transfer:
Misir havalimanina vardiktan sonra sizi acente calisanlarimizdan bir yetkili hava limaninda karsilayip size her turlu yardimi sagliyacaktir. Calisanlarimiz sizi otelinize taksi yada otobüsle ulastiracaktir.

İlaç ve doktor ihtiyacı:
Lütfen Misir'a gelmeden önce daimi olarak kullandiginiz ilaclar varsa yaninizda getiriniz .Doktor bulmak her otel de mümkün olsa da spesifik ilac bulmak cok zor olabilir. Yaninizda her ihtimale karsi mide ve ishal ilaci bulundurmanizda fayda vardir.

Yiyecek ve İçecek:
Otellerdeki yiyecekleri güvenle yiyebilirsiniz. Bunun disinda sehir iclerinde de MacDonalds, Kentucky Fried Chicken gibi restoranlarda yemek yemekten cekinmeyiniz. Bunlarin disinda disarida acikta satilan yiyeceklerden, özellikle meyve, et ihtiva eden yiyecekler ve taze meyve sularindan uzak durmanizi tavsiye ederiz. 
Siselenmis sular disinda su kesinlikle icmemelisiniz
Musluk suyu dis fircalamaya ve yikanmaya elverisli bir sudur ama kesinlikle icilmemelidir. Genellikle otellerdeki yesil alanlarin sulamasi aritma sulari ile yapilmaktadir.
Su cölde cok az bulunan bir madde oldugundan özellikle yaz aylarinda su kesintileri meydana gelebilir.

Telefon: 
Quseir'den daha güneye gidecek olan misafirlerimizin telefon hatlarinda yasanabilecek problemlere hazirlikli olmasi gerekir.
 Diger bütün bölgelerde ve özellikle otellerde her türlü telefon imkani bulunmaktadir.  Mısır'ı kodu 0020.
 Günübirlik Geziler:
Dalis paketlerimizden satin almamis misafirlerimiz icin acentemiz Misir'in her tarafina günübirlik geziler organize etmektedir. Bu turlar otelinizde baslar ve otelinizde biter. Cevre gezilerinde genellikle sizlere İngilizce konusan rehberler eslik eder.

Giyim:
Cevre gezilerinde yaniniza rahat ve hafif giysiler almanizi tavsiye ederiz. Gece icin yaninizda polar yada kazak bulundurmanizda yarar bulunmaktadir. Özellikle dalis yapacak olan misafirlerimizin yanlarina mutlaka bir rüzgarlik ve bere almalarini tavsiye ederiz. Sizden ricamiz asiri dikkat cekici cok kisa olan etekler ve sortlar veya transparan giysilerin kullanilmamasidir. Günes kreminizi, günes gözlügünüzü ve sapkanizi unutmayiniz. 

Malezya - Sipadan - Kapalai

Ülke:

Malezya müslüman bir ülkedir ve çok gelişmiştir(belli kısımlarında).Ulkeye giriş ancak minimum 6 ay geçerlilikte bir passaport ile sağlanır.Ülkeye içki sokmak belli bir limite kadar mümkündür,sigara konusunda problem yoktur.Uyuşturucu sokmanın cezası ölümdür.Insanları çok yardım sever ve güleryüzlüdür.Size yardım etmesi için ellinden geleni yapacaktır.Malezya da elektronik eşya çok ucuzdur.Dolar her yerde geçerlidir.Para birimi Ringit'tir.

Konaklama:
Mabul Adasında Borneo Divers Resort 'ta kalıyoruz.(www.borneodivers.info),odalalar hemen adanın kıyısında temiz , konforlu ve Klimalı odalardır.Rüzgar durduğunda sivrisinek olabileceğinden herkesin önlemini almasını tavsiye ediyoruz.Elektrik 220 Voltur prizler ise Üçlü ingiliz tipidir .Adaptör ve Şarj cihazı unutmayın.

Giyecek: 
Aniden bastıran tropik yağmurlara karşın bir yağmurluk faydalı olabilir,tabii boyle bir yağmurun tadını çıkarmak istemiyorsanız!!! Yanınıza sadece 2 short ve 10 tane tshirt alın ,emin olun belki bunları bile kullanmıyacaksınız!!! Genelikle gün Mayo ile başlıyor mayo ile bittiyor.Muhakkak başınızı güneşten koruyacak birşey yanınızda getirin.Güneş kremi unutmayın.

Yiyecek:
Sabah Balık,Oğlen Balık,Akşam Balık :) Evet her ne kadar menuler açık büfe ve balık ağırlıklı ise de ,et ve tavuk da çıkıyor,özel damak zevkleri olan herkes yanında bunları getirsin,peynir diye bir kavram yok.Kahvaltıda Yumurta sosis ve reçeller hep mevcut.Ara snackler dalışlardan sonra veriliyor.Bol bol pirinç yemeye hazırlanın.Meyve suları ,Kahve ,Çay ücretsiz,Alkollü içkiler ve Kutu içecekler ücretlidir.

Dalış:
Günde 3 tekne dalışı ,1 adet rehbersiz tekneli house Reef  dalışı şeklindedir.Tekne dalışları Sipadan,Mabul ve Kapalai  etrafındaki eşsiz dalış noktalarından yapılır tekne ile mesafeleri 5-20 dakkika dır.Dalış yapıldıktan sonra tekrar adaya geri dönülür ve ikinci dalışa kadar beklenilir(Güneş Kum Deniz).Dalış bilgisayarınızı unutmayın. 

Su sıcaklığı:28-30 derece.

Hava Sıcaklığı:30-35 derece.

Dalış için yanınızda 1 adet shorthy getirmeniz yeterli olacaktır.Fotoğraf çekecek arkadaşların bacaklarınıda kapatacak bir elibise getirmeleri daha sağlıklı olacaktır.

Dikkat: Herkesin yanında bir işaaret sosisi ve normal bir hakem düdüğü olması gerekiyor.Lütfen bunları temin edin. Bir shorty ,yada tam ince elbise dalışlar için yeterlidir,isteyen sadece mayo ve t-shirt ile de dalabilir.şnorkel yapacak olanlar muhakkak maske palet şnorkellerini yanında getirsinler,ordada kiralanması mümkündür. Herkesin dalış sigortasını yaptırması gerektiğini size burda tekrar hatırlatmak isterim ,www.daneurope.org Dalışlar Kapalai'da Macro canlı ağırlıktadır,Sipadan'da ise büyük balık lar dır.

Fotoğrafa meraklı arkadaşların ,hem bir macro set hemde geniş açı yanında getirmeleri doğru olur. Gece dalışı yapacak arkadaşlar muhakak fener ve pillerini unutmasın.(Veya Akkü)

Güney Afrika

İnsanın keşfetme tutkusu, sınırlarını zorlama arzusu onu ne kadar uzağa götürebilir? Rüzgar yüzüme çarparken bunu düşündüm. Neredeyim ben? Guney Afrika açıklarında bir teknede, Büyük Beyaz Köpekbalığını bekliyorum…

 

Bir gün önce Qatar Havayollarının ile toplam 17 saatlik uçuşu ile ekvator kuşağını, tropik fırtınaları ve Kara Kıta’nın tamamını geride bırakarak Cape Town havaalanına iniyoruz. Atlantik ve Hint Okyanuslarının tam ortasında kalan, yüzünü de Güney Kutbuna dönen şehir kuzey yarım kürenin kışından gelen konuklarını 30 derecelik parlak güneşi, mavi gökyüzü ve Tabble Mountain’dan aşağıya şelale gibi dökülen beyaz bulutların manzarası ile karşılıyor. 

 

İlk gün yaptığımız kısa şehir turuna Victoria & Alfred Waterfront bölgesi ile başlıyoruz. Alışveriş ve yeme içme ile ilgili aradığınız her şeyi bulabileceğiniz şehrin bu en hareketli bölgesinde Nelson Mandela’nın hapis yattığı Robben adasına feribot turlarına katılmanız mümkün. Biz ise kısa bir yürüyüş ve güzel yemeklerin ardından şehir merkezinden uzaklaşıp Camps Bay’e doğru ilerlemeyi tercih ediyoruz. Yamaçlara yerleşmiş beyaz villaları ve lüks restoran barları ile Camps Bay CapeTown’un en “zengin” mahallesi olduğunu ispatlar gibi. Güney Afrika’daki ilk günümüzü Camps Bay’in geniş beyaz kumsalında Atlantik’e karşı batırıyoruz.

 

 

“Down You Go”

 

Ertesi gün belki de gezinin en heyecanlı günü. Her şeyin büyük ve vahşi olduğu bu ülkenin en büyük turizm atraksiyonlarından biri olan Büyük Beyaz köpekbalığı kafes dalışını yapmak üzere sabah saat 6’da Gansbaai’a doğru yola koyuluyoruz. CapeTown’ın 160 km doğusundaki bu ufacık kasabanın bütün geçim kaynağı köpekbalığı ve balina turizmi. Özellikle temmuz-kasım ayları arasında çiftleşme dönemi için bölgeye gelen Southern Right balinaları ve Büyük Beyaz Kafes dalışları için bölgede birçok operatör iş yapıyor.

 

Gansbaai’ın dünyanın en ünlü Köpekbalığı bölgesi ve sayısız belgesele konu sebebi, yaklaşık 30-40 binlik bir fok kolonisine ev sahipliği yapan Dyer adası. Bu adanın etrafındaki Dyer kanalı adı verilen sığ sular Büyük Beyaz’ların dünyada en sık sık görüldüğü bölge.

Dyer adası yakınına geldiğimizde tekne demir atıyor ve kafes hazırlıkları başlıyor. Ufak teknenin kenarına dizilmiş operatörümüz Brian’ın yemleri hazırlamasını izliyoruz. Brian bir yandan sahte fok Stella’yı denize atarken bir yandan da sabırlı olmamızı söylüyor. “Dün ve önceki gün 1 saat bekledik ama bu yıl gördüğüm en büyük beyazları gördüm… sabırlı olun... Burası dünyanın en iyi noktasıdır.”

 

Stella’nın arkasından koca bir Tuna kafası da denizi boyluyor. Şimdi bize düşen beklemek. 20 dakika, 30, 40 derken teknenin yanında hafif bir hareketlenme ve bağrışlar. Evet, en sonunda geldi. Teknenin altına doğru gri dev bir karaltı geçerken kalbim heyecandan hızlanıyor. Tekne personeli kafesi suya indirirken biz de yavaş yavaş dalış elbiselerini giyerek kafese girmek için hazırlıklara başlıyoruz.

 

 

Kafese adımımı attığım anda buz gibi su içime işliyor. Şimdi 4 kişi kafesin kenarlarına tutunmuş, parmaklarımız fotoğraf makinelerinin deklanşöründe köpekbalığını görmeye çalışıyoruz.

Aklıma eski savaş filmlerindeki kale kuşatmaları geliyor. Ellerimiz tetikte, kısık gözlerle sürekli sağı solu tarayarak düşmanın (!) yaklaşmasını bekliyoruz. Görüş çok düşük olduğu için menzile girmeden ateş etmek fayda etmeyecek.

 

Yukarıda Brian yemi sürekli çekip bırakarak bir yandan köpekbalığını kafese yönlendirmeye çalışıyor, bir yandan da bize nerede olduğunu haber veriyor.. “Down you go” dediği anda aşağıya batıp onun söylediği tarafa dönüyoruz.. “Down your left… Down your right..”

 

 

Bir ara heyecandan fotoğraf çekmeyi unutup bu muhteşem hayvanı seyre dalıyorum. Geliyor, kafese yandan bir bakış atıp sağımıza doğru tur atıp dönüyor. Solungaçları, yüzündeki yaralar, sadece 30 santim ilerimde, elimi uzatsam dokunabilirim bile. Denizlerin en büyük, en çok korkulan ama bir o kadar da güzel bu avcısını kendi gözlerimle görüyorum.

 

Dönüş yolculuğu başladığında son durağımız fok adası. Onbinlerce mutlu fok sahilde güneşleniyor yada kayalara vuran dalgalar arasında taklalar atarak oynaşıyor. Kocaman gözlü küçük siyah kafalar suya bir batıp bir çıkıyor. Aralarında saldırıya uğrayıp yaralanmış kanlar içerisinde bir tanesi gözümüze çarpıyor.  Bu akıllı yaratıklar Büyük Beyazlara yakalanmadan avlanma alanlarına gitmek için 10-15lik gruplar halinde yola çıkıyor ve denizin en derin noktasına dalıp ilerliyorlar. Ama görüldüğü gibi her zaman çok şanslı değiller.  Manzara o kadar inanılmaz ki “Ben gerçekten bunları yaşıyor muyum yoksa bir belgesel kanalı mı izliyorum?” sorusu geçiyor kafamdan…

 

 

Dünyanın Öteki  Ucu

 

Cape Town’nın keşfedilecek noktaları bitecek gibi değil. Bugünkü rotamız Penguen Sahili ve Ümit Burnu...  Boulders Beach adlı sahil, Jackass (ya da Afrika Pengueni) türü penguenlerin bölgedeki en büyük kolonisine ev sahipliği yapıyor. Güneşli yaz günlerinde penguenler kendileriyle beraber yüzmeye ve güneşlenmeye gelen turistler, hiç yadırgamadan aralarına kabul ediyor.

 

Simon’s Town merkezli Cape Peninsula adı verilen bölge Boulders Beach ve Ümit burnunu da içerisine alan doğal parkı kapsıyor.  Ümit Burnu doğal parkına vardığımızda kuvvetli rüzgar insana bölgenin dramatik etkisini çok daha iyi hissettiriyor. Tarih boyunca sayısız gemiyi yutan ve denizciye mezar olan, burnu keşfeden Bartolomeo Dias'in "Fırtınalar Burnu" adını vermesine sebep olan azgın dalgalar altımızda kayaları döverken, sert rüzgar kulaklarımızda uğulduyor. Yaygın inanışın aksine Atlas Okyanusu ve Hint Okyanusunun birleştiği nokta Ümit Burnu değil, doğudaki Afrika kıtasının en güney ucu olan Agulhas burnu. Ancak Ümit Burnu size dünyanın neresinde olduğunuzu sarsarak hissettiren ender mekânlardan biri. Güney Kutbuna 8.000 km mesafede, Atlas okyanusunun azgın dalgalarının üzerinde fark ediyorum ki ben gerçekten de dünyanın öteki ucundayım…

 

 

Gezinin dördüncü en zorlu(!) etaplarından bir tanesi var: Şarap Çiftlikleri… Şarap imalatı G. Afrika’da yüzyılı aşkın süredir geleneksel bir iş kolu. Ülkenin en eski kasabalarından biri olan Stellenbosch’a geldiğimizde kendimi zamanda yolculuk yapmış ve 19. yy’a geri dönmüşüz gibi hissediyorum. Kasabanın orijinal dokusunu korumak için her şey düşünülmüş, beyaz badanalı ahşap evler, parke taşlı sokaklar, fener şeklinde sokak lambaları ile Stellenbosch tarih kitaplarından fırlamış gibi. Kasabada bir tur attıktan sonra durağımız bölgenin en büyük şarap çiftliklerinden biri olan . Dev çadırda yerel şarapların tadıldığı muhteşem açık büfe yemek sırasında çiftlik çalışanları ziyaretçilere şarkı ve dans gösterisi ile bize eşlik ediyor. Bir ara elinde boya ve fırça ile yanıma bir kadın yaklaşıyor ve ne olup bittiğini daha anlamadan yüzümde Zulu kabile makyajı ile dolaşmaya başlıyorum. Yemekten sonra çiftliğin ev sahiplerinden Çita kardeşler Simba ve Mamba’yı ziyaret etmeyi unutmuyoruz.  Bu arada dayanamayıp bu büyük kedilerden bir tanesini sevmek için izin alarak yanlarına giriyorum. Şarap çiftliğinin ötesinde, neredeyse bir doğal park gibi olan dev arazide gezimizi tamamlayıp yemekte tattığımız güzel şaraplardan satın aldıktan sonra, Simon’s Town’da geceyi geçireceğimiz otelimize gidiyoruz.

 

 

Masa Dağının Tepesinde

 

Simon’s Town’dan tekrar başladığımız yere dönüyor ve son durağımız CapeTown’a doğru yola çıkıyoruz. Bu arada CapeTown halkı da güzel havanın tadını çıkartmak için kendilerini dışarıya atmış olacak ki yolda bisikletçilerin oluşturduğu konvoylardan dolayı neredeyse durma noktasına geliyoruz ama okyanusun üzerinde ilerleyen yolun manzarası o kadar güzel ki hiç kimsenin bu yavaşlıktan şikâyeti yok.

 

CapeTown deyince akla ilk gelen ilk şey Ümit Burnu ise ikincisi de Tabble Mountain, yani Masa Dağı. Kentin simgesi olan dağ,  CapeTown'ın yanı başında 1600 kusur metreye yükseliyor ve aşağıdan baktığınızda gördüğünüz dümdüz tepesi ile insana "adını hak etmiş" dedirtiyor.

 

Dağın zirvesine 4-5 saatlik bir yürüyüş parkurunu tamamlayarak çıkmak mümkün, ekibimizdeki hiç kimse CapeTown’lılar kadar sportif olmadığı için biz teleferik yolculuğunu tercih ediyoruz.

 

 

"Masa Dağı"nın tepesi dümdüz... CapeTown, Ümit Burnu, Lions Head tepesinin muhteşem panaromik görüntüsü ayaklar altına seriliveriyor. Bir gezgin için bundan daha heyecan verici ne olabilir ki?... Derken tur rehberimiz aklıma bir kurt düşürüveriyor: "Dünyanın Abseil yapılan en yüksek noktasının burası olduğunu biliyor muydunuz"

 

Abseil ya da Long Drop, Yani Büyük Düşüş: Belinize bağlı bir iple sürtünme kuvvetinden faydalanarak dağdan aşağıya indiğiniz spor. İpi bıraktığınızda boşluğa süzülüveriyorsunuz, sonra sıkıştırarak tekrar kendinizi frenliyorsunuz.

 

En yakin "aşağısı" 1000 metre altımda. İpin ucunda 360 derece dönerken doğuda sislerin arasında Ümit burnunu batıda CapeTown'un uydudan evlerini uçak penceresinden bakarmış gibi izliyorum. Kalbim yerinden fırlayacakmışçasına hızlı atıyor.

 

Ayaklarım kara parçasına değene kadar 15 dakika geçiyor.. Zirvenin 150 metre aşağısında bir kaya çıkıntısının üzerinde yolculuk sona eriyor. Ve evet, G Afrika beni bir kere daha kendimden geciriyor..

 

 

Köpekbalığı Akvaryumunda

G.  Afrika ve CapeTown bitmek bilmiyor ama ne yazık ki bizim gezimiz artık bitiyor.  Bugün son gün, ama son güne yakışır bir veda olacak çünkü CapeTown’daki dünyaca ünlü Two Oceans Aquarium’a gidip Predator havuzunda 5 tane Ragged-Tooth (kum köpekbalığı) köpekbalığı ile dalacağız.

Two Oceans Guney Afrika’nın 2 farklı denizini simüle ediyor. Önce Atlas okyanusu kıyısından bir kesiti andıran Kelp ormanında girip balıkları beslemeye başlıyoruz. Bir anda koskoca balıklar etrafımı kuşatıyor. Elimdeki ufak yemleri kapışırlarken arada parmaklarımı da yemeye çalışanları silkeliyorum. O kadar fazla balık var ki, ancak sağlı sollu itekleyerek kendime bir pencere açıp etrafa bakabiliyorum.

 

Kelp akvaryumundan sonra asıl yapmaya geldiğimiz dalışa geçiyoruz, Predator Tank! 2 milyon litrelik tankın içerisinde 5 tane kum köpekbalığının yanısıra, yaşlı bir kaplumbağa, vatozlar, sarı kuyruklar, sardalyeler ve diğer balıklar yüzüyor.

 

 

Yanımızda eli sopalı görevli Ian ile beraber dalışa başlıyoruz. Ian’ın uyarıları üzerine duvarın dibinden yavaşça aşağıya inip hemen yere çökeceğiz. Aşırı palet hareketi kesinlikle yasak. Eller kollar vücuttan fazla ayrılmayacak! Aşağı indiğimiz anda yanımdan köpekbalıkları geçmeye başlıyor. İnanılmaz ürkütücü bu hayvanlarla bu hayvanlara bu kadar dar mekanda ve bu kadar yakın olmanın heyecanı yetmezmiş gibi Ian yerde bulduğu bir köpekbalığı dişini bana gösteriyor, ve cebime koyuyor. 35 dakikalık dalışı tamamladıktan sonra gene yavaş yavaş duvar dibinden yukarıya çıkıyoruz. Çıkarken köpekbalıkları ile son kez gözgöze geliyorum.

 

Ertesi gün CapeTown’a veda etme vakti geliyor. Qatar havayolları uçağı sabah 7’de bizi İstanbul’a götürecek. Sanırım Ian o dişi bana vermeseydi bu gezide yaşadıklarım ve gördüklerimin gerçek olduğuna hala inanamayacaktım. Ne çektiğim fotoğraflar, ne anılarım G.Afika’nın güzelliğini, keyfini ve heyecanını ifade etmeye yetmez.  Ama en azından artık zaman zaman o dişi elime alıp şöyle diyebileceğim: “Ben bu dişin sahibi ile beraber yüzdüm.

 

Guney Afrika macerasını yaşamak için Ayışığı Dalış merkezinin CapeTown turuna katılabilirsiniz. (Ayrıntılı bilgi: www.ayisigidiving.com)

 
Yazı:                      Nilhan Gür

Fotoğraflar:         Nilhan Gür / Tunç Yavuzdoğan

 

Güney Afrika Cumhuriyeti Afrika kıtasının güney ucunda yer alır. Ülkenin batısında Atlantik okyanusu doğusunda ise Hint okyanusu bulunmaktadır.


Ülke üç ana coğrafi oluşumdan meydana gelmektedir; ülke içlerindeki yüksek platolar,
Ümit Burnu ile Limpopo vadisi arasındaki dağlık bölge ve kayalık ve kumsal sahil bölgeleri. 
Yüzolçümü 2.246.537 km2 olan ülkede 40,3 milyon kişi yaşar.  Başkenti Pretoria'dır ve parlamento  Cape Town'da bulunmaktadır.

Dalış:
Capcanlı renkler ile bezenmiş yumuşak mercanların yanında balık çeşitliliği biraz zayıf kalır. 
Ancak rastlama ihtimali nerdeyse yüzde yüz olan büyük balıklar ve hatta balinalar dalışı tam anlamıyla bir maceraya çevirir. 
Port Elizabeth önlerindeki büyük beyaz yavrulama bölgesi adrenalin meraklısı dalıcıların beklentilerini fazlasıyla karşılar .
Sudaki görüş hava sıcaklığı ile orantılıdır ,hava ne kadar soğuksa görüş o kadar iyidir. Yıl boyunca görüş 4-20m arasında değişir. 
Mevsime bağlı olarak akıntılar zaman zaman 5 mil' e kadar cıkıp dalıcılara zor anlar yaşatabilir. 
Dikkat!!!Basınç odaları Porth Elizabeth ve East London'dadır.
Cape Town bölgesindeki dalışlar ,False Bay yada Hout Bay den gerçekleştirilir.
False Bay Hint Okyanusuna bakar ,Hout Bay is Atlantiğe.

Fotoğrafcılara Tavsiyeler:
Sualtı için geniş açı ve Makro tercih edilmeli, su üstü için mutlaka güçlü bir zoom objektif kullanılmalı. (Kaplanlara çok fazla yaklaşmak mümkün olmuyor)

Büyük Beyaz Köpekbalığı,
Yörenin dalıcılara yönelik en büyük atraksyonu olan bu tip dalışları sunan çok miktarda dalış merkezi bulunmaktadır. Bizler sadece en güvenli olanlarıyla çalışıyoruz.

Ekstra Aktiviteler:
Balina gözlemleme gezileri Haziran ile Ekim arasında yapılabilmektedir. 
Ümit Burnu civarındaki şarap üretim tesislerine geziler ve Afrika'yı en bakir tarafından görmek isteyenler için Krüger milli parkına 3 günlük geziler düzenlenebilir.

Uçuş:
Qatar  Havayolları ve Emirates Havayolları ile Capetown'a düzenli uçuşlar bulmanız mümkündür. 
Uçuş süresi aşağı yukarı 16 saat civarında olup uçuşların fiyatları mevsime göre değişir. 
Diğer bölgelere yolculuk yapmak isteyenler ise Capetown'dan araba kiralayabilir yada iç hatlarla diğer bölgelere uçabilir.

Cape Town Şehir içi Ulaşım:

Cape Town da ve Güney Afrikanın herhangi bir yerinde özellikle gecenin belli bir saatinden sonra yaya olarak dolaşmanızı tavsiye etmiyoruz.
Bunun yerine çok ucuz olan ve telefonla ayağınıza kadar çağırabileceğiniz saygın taksi şirketlerini kullanmanızı tavsiye ederiz.

Taxis Excite  Cape Town  021  418 44 44
Taxis Rose Johannesburg 011 403 96 25  &  Ivan  082  697 50 46


Hava:
Hava koşuları ülkenin doğusundaki Eastern Cape bölgesinde  çok değişkendir. 
Kış zamanı Mart ile Ağustos arası olup bu aylar arasında bu bölgelerde kar bile görülebilir. 
Hint okyanusundan gelen sıcak akıntılar yıl boyu denize girme imkanı tanır .
Batı da ise cok kuru bir hava hakimdir. Kıyılarda hava rutubetlidir.
Cape Town bölgesindeki havayı Akdeniz iklimi olarak adlandırırlar.
Sıcaklıklar kışın 15-20 derece arası Yazın ise 30-40 derece arası değişir.
Kışın denize girme imkanı daha yüksektir,lakin yazın Kutuplarda eriyen buzun soğuk suyu Bengal akıntısı le beraber güney afrika kıyılarına ulaşır.
Yazın ve kışın kalın bir dalış elbisesi eldivenler ve başlık tavsiye olunur.

Halk:
Capetown etrafında yoğunlaşan 2 milyonluk nüfüs Afrikalılardan ve İngiliz ve Hollanda kökenli Avrupalılardan oluşur.
1993 den beri ırk ayrımı kaldırılmış olsa da etkileri hala hissedilmektedir. 
Toplam 11 adet yerel dil vardır, en yaygın olan dil İngilizcedir.

Konaklama:
Kıyı bölgelerindeki  büyük şehirlerde çok çeşitli konaklama seçenekleri söz konusuyken ülkenin iç bölgelerinde daha düşük standartları göze almak gerekir. 
Ortalama bir otelin oda  ücreti gecelik 50-80 Euro arasında değişebilir.Cape Town’da konaklama ücretleri daha pahalıdır.
Bizim genel olarak çalıştığımız tesis www.dewaterkant.com dur. Herkese özel villalar yada otellerden oluşan rahat ve konforlu bir mekandır.
Genellikle odalarda televizyon dahil her türlü ihtiyaç bulunmaktadır.Kahvaltı tesisin café snde alınır ve kayıt işlemi esnasında sizlere kavaltı voucherlari verilecektir.

Yemek:
Güney Afrika mutfağı Avrupa mutfağında etkilenmiştir dolayısıyla bizlere cok yabancı gelmeyecektir. 
Kıyı bölgelerinde taze balık yemekleri sunulmaktadır ve fiyatları ülkemizdeki fiyatların neredeyse yarısıdır. 
Güney Afrika şarap ihracı ile de ün yapmıştır, yerel şarapları mutlaka deneyin.

Restorant Tavsiyelerimiz ( Cape Town) Rezervasyon yapmanızı tavsiye ederiz:

Victoria Alfred Bölgesinde : Eski Mortons Yeni adıyla 221 ( Et ve Şarap)
Shop 221, Upper Level, Victoria Wharf, V&A Waterfront
cell: +27(0) 83 769 8026 (Thalia)

Liman Bölgesinde: Panama Jacks (Balık ve Kabuklular)
Eastern Mole Road / Quay 500 / Cape Town Harbour
tel:    (021) 447 3992
url:    www.panamajacks.net
email:    panamajacks@mweb.co.za

Şehir içinde: 5 Flies ( Gurme ) 
14-16 KEEROM STREET
CAPE TOWN
Tel: +27 (0)21 424 4442
Fax: +27 (0)21 423 1048
Email: Info@FiveFlies.com
Website: www.fiveflies.co.za

Camps bay : Primi Piatti ( Pizza)
18-21 Brighton Court
Victoria Road
Tel: 0214382923
Fax: 0214380123
Email: campsbay@primi-piatti.com
Website: www.primi-world.com

Elektrik:
230 volt elektrik kullanılmaktadır ancak prizler 3 girişli yuvarlak olduğundan gittiğinizde hemen bir adaptör almanızı tavsiye ederiz.

Telefon:
Telefon konusunda herhangi bir problem yaşamasınız sadece kredi kartlı telefonlar su anda mevcut değildi. 
Ancak yerel kartlarla heryere  telefon açabilirisiniz. G.Africayı ararken 0027 çevirmelisiniz.

Trafik:
Trafik soldandır. Bağımsız olarak hareket etmek isteyen gezginlerimiz araba kiralayabilir ve bunu ülkeye varmadan önce Türkiyede yapmaları tavsiye edilir. 
Klimalı orta derece bir arabanın haftalık kira ucreti 300 € civarındadır.

Tıbbi Yardım:
Özel olarak dikkat etmeniz gereken bir şey yoktur. Musluk suyu dünya üzerinde en temiz olanlarından olarak varsayılıyor. 
Herhangi bir aşı gereksinimi yoktur. Güneş kremini unutmayın,özelikle Cape Town 'un Ultraviole ışıması çok yüksek.......

Ne yapmalıyım Ne Yapmamalıyım:

Herhangi bir şekilde şehir içinde keşfe çıkmadan önce muhakak Otelinize yada acentanıza danışın.
Güney Afrika büyük bir ülke ,ve suç oranı yüksek ,bu sebepten ötürü geceleri karanlık ve gözden uzak köşelerinde dolaşmayın özellikle de johannesburg da.
Kapkaç olaylarına dikkat edin araba kullanırken camlarını açık bırakmayın ve kapıları kilitli tutun.
Özellikle dikkat çekebilecek mücevherat ve son model elektronik ekipmanı göz önünde tutmayın.
Bagajlarınızı sahipsiz bırakmayın.Üstünüzde büyük miktarda para ile etrafta dolaşmayın.
Gideceğiniz rotanızı önceden planlayın.Güney Afrika halkının büyük bir kısmının yardım sever ve arkadaş canlısı olduğunu da aklınızdan çıkarmayın.
Dikkatli olun ama paranoyak olmayın.

Polis uçuş timi:10111
Ambulans:1022
Yangın:1022
Taxis Excite  Cape Town  +27 021  418 44 44
Taxis Rose Johannesburg 011 403 96 25    &  Ivan  082  697 50 46

Acenta Kontaklarımız:

Istanbul:
Ayışığı Turizm Ltd :0216 418 22 44 
Acil durum: 0 541 349 56 01